Yaz Gecesi Balkonda
Ağustosun en sıcak gecesiydi. Şehrin uğultusu aşağıda çoktan dinmiş, yalnızca uzaktan gelen bir müzik sesi balkonun loş ışığına karışıyordu. Aylardır aynı apartmanda oturduğumuz halde ilk kez bu kadar uzun konuşuyorduk.
Elindeki kadehi bana uzattığında parmaklarımız bir an birbirine değdi. İkimiz de geri çekilmedik; o küçük temas, aylardır söyleyemediğimiz her şeyi söylüyordu. Rüzgar saçlarını yüzüne savurdu, ben de farkında olmadan elimi uzatıp düzelttim.
"Biliyor musun," dedi gülümseyerek, "bu akşamı çok uzun zamandır bekliyordum." Sesindeki titreme, benim kalp atışlarımla aynı ritimdeydi. Aramızdaki mesafe bir nefes kadar kısaldı.
Gecenin geri kalanı, sabah ışıkları perdelerin arasından süzülene kadar ikimizin arasında kalan bir sır olarak yaşandı. Ertesi sabah balkonda içtiğimiz kahve, o yazın en güzel kahvesiydi.